Öncelikle bugünün yazıları ve genel olarak tüm yazılar hakkında bilgi:Şimdik bi de baktım ki enee 1 ay olmuş yazmamışım hiçbişicikler.Dedim blog a ayıp lan cık cık cık.İçimde biriktirdiğim mevzuuları bir liste yaptım.Dedim bi yazayım içimi dökeyim.
Blog un adı ve başlıkta filan yazanlar arasındaki ilişkiye dikkat edin.Okuduklarınıza esas yardımcı olacak olan şeyler onlardır.Orada ne o fotoğraf,ne de herhangi bir cümle rastgele yerleştirilmiş değil...
Ve evet,kamyoncu lokantaları dünyanın her konusunun konuşulduğu,ama çok farklı bir gözle değerlendirildiği yerlerdir.Kamyoncunun hepsi bir değilse de çoğunun ortak bir özelliği vardır,taraf olmaz.Tutacağı her taraftan bir darbe almıştır çünkü...
Neyse esas konumuza dönecek olursak:
Kardeşim nedir bu tutku insanlarda ya,herşeyi bilicek.Herkese müdahale etmeye çalışan,herşeyin en iyisini bildiğini düşünen bi insan grubu var.Evet var onlar.Tabii ki asıl niyetleri herkesin iyiliğine hizmet etmek,yardımcı olmak.Ama kullandıkları Türkçe'de büyük problem var işte...Çok değil,Fatih Terim kadar İngilizce bilseler de öyle anlatsalar,zaten ıkına sıkına söyledikleri için dertlerini hem kırıcı olmayacaklar hem de lafın yarısını anlatmaktan vazgeçecekler :)
Bakınız bunun genel örneği,tüm Türkiye'nin başında olan cinsi Erman Toroğlu.Cidden google görsellere herşeyi bilen adam yazınca geliyo şu gördüğünüz fötö.Sonuçlara baktım yazıya bunun oturacağını düşündüm :) Hakikaten de öyle,herşeyi bilen adam.Adam uzman,karşısında bişey söylemeyi insan bıraktım ona karşı,kendisine karşı bile ayıp addedebilir.Bakire hakem ve pastırmalı kuru fasülye (ya da sucuklu yumurtaydı net hatırlamıyorum) tariflerinden sonra,kendisinin cidden herşeyi bildiğini düşünebilirsiniz.Bana öyle oldu.
Yalnız o değil ki,canına yandığım akbabaların üzerinde döndüğü Türkiye'mde dolu bu tipten.Herşeyi bilen adamlar cenneti Türkiye...Zaten cidden cenneti olmalı ki,adamlar kendilerini huri gibi görüyolar maaşallah.Sıfır kusur,sıfır hata.İki tipi vardır bu arkadaşların:Samimiyet arayanları ve aramayanları.İlk grup daha kibardır,saz eline geçinceye kadar sabırla bekler.Kendisine fırsat verdiğinizde ise başlar resitale.Yeter ki soruverin bi kere.O muhakkak iyisini biliyodur.Amacı yardım etmektir.Ama bir tek o yardım edebilir,o kadar.Onun nefes aldığı arada koyduğu teze karşı konuşan veya destekleyenler olabilir.Destekleyene "hah" der,"aynen ben de bunu diyorum işte"...Yalnız karşı çıkanın hali yamandır.Kaşlarını çatar,kafasını dikeltir.Savaş pozisyonunu almıştır bile.Niye? Niye? sorusu artık dilinden değil,otomatik bir kayıttan çalıyodur sanki.Siz susunca,"bak şimdi arkadaşım,o öyle değil" diye girecektir lafa,hazırdır.Girer de zaten tutamaz ki :) Affınıza sığınarak bir atasözü kullanacak olursam:"At ağanın,göt ağanın;hesabı bize düşmez."sözünü kendisine buralarda hatırlatmak gerekir mekandaki herşeyi bilen adama.Zaten genellikle dinlemeyecektir.Çünkü o hep en iyisini bildiğinden söz konusu kararı alacak kişi asla onun dediğinin dışında karar almamalıdır.
İşte bu yüzden de tartışma hararetlendikçe diline kuvvet gelir herşeyi bilen adamın,gözünün önünde bulutlar kızıl mikiler filan çıkmaya başlar ki,karşısındakini tam net görememektedir.Ve teli koparan cümle ağızdan dökülür;yüksek bir ses tonu,el havada,kendinden emin ama hafif kızgın (bazen gülümser) bir yüz ifadesi ile
HAYIR BAK SEN YANLIŞ BİLİYOSUN O ÖYLE DEĞİL.
İşte buu...Muhteşem cümle.Bunu duyduğunuzda sizde teller kopar zaten.Bu,eğer kendisi sizden büyükse şöyle de olabilir:
HADİ LEN HADİ BÖYLE İŞTE BU İŞ SEN BİLMİYOSUN BİLMEDİĞİNİ KONUŞMA.
Ağzınızı her açışınızda "hadi len" demekle meşgul olacak sizi 0-5 yaş grubu bir çocuk gibi sesiyle bastırmaya çalışacaktır.Herşeyi bilen adamın dediği bir an önce yapılarak onun verdiği karar uygulanmalıdır.Aksi halde Allah muhafaza bunalıma kadar gider.Zaten o konu o anda geçiştirilir ve herşeyi bilen adam da ortamdan kalkmadan önce son darbesini vurarak kendince konuyu emniyete alır:"Sen benim dediğim gibi yap ha usta,yine de sen bilirsin."
İlerleyen günlerde illa ki gelip giderken O İŞİ NE YAPTIN YA BAK SEN BENİM DEDİĞİM GİBİ YAPSANA NE DÜŞÜNÜYOSUN? şeklinde cilasını atacaktır da.
Şu yaşça büyük olan herşeyi bilen adamlara bi daha bi geri dönelim.Elbet size tavsiye verecek kişilerdir.Ve her seferinde de sabit klişeleri vardır."Bak senin geçtiğin yollardan biz de geçtik","Yeğenim sen daha gençsin öğreneceksin bunları","Bak oğlum ufaksın bilmiyosun konuşuyosun" ve "Milli oldun mu lan?" bunlardan bir kaçıdır.Her heyecan dolu macera gibi tabii ki bunun da içinde seks vardır yani.
Hal böyle olunca da ben böyle Herşeyi Bilen Adamlar Cenneti'nin cinnetini yaşar,Huzursuz Adam olurum.Huzursuz ediyolar çünkü beni arkadaş.Kendilerinin olmayan işe karışıp yardım etmeye çalışmaları eyvallah bi derecede çok güzel.Yalnız artık başka önerilere ortamı kapatmaya çalışıyor,hele de karşısındaki kendinden yaşça küçük diye onun lafını bastırmaya çalışıyorsa bu adamlar,severler Yalova Kaymakamını.Olmaz canım öyle şey.Yazdık bak az aşağıya,22 yaşında kocaman bi ufak çocuğuz ya;tüm sıkıntı ordan geliyor efendim.
Bu tip adamlardan kamyoncu lokantalarında da çok görebilirsiniz.Ama bizimkinde yoktur.Tepelerim adamı bak.Valla.Hatta doyamam yeniden içeri alır bi daha tepeler dışarı koyarım!
Herşeyi Bilen Adamlar,size duyulan saygıyı yanlış kullanmayın,benim canımı sıkmayın!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder