Yaa işte öyle içlendim ben.Doğumgünümmüş bugün,pek muhterem 15 Nisan.Sevgili teorx kardeşimizle geyiğini yaptığımız gün bir sene daha geldi çattı.Hayatta bitmeyen tek şeydir belki de doğum günü,bir gün olarak.Mezun olursunuz,işe girersiniz,evlenirsiniz,baba-anne olursunuz falan...Bunların hepsi bir günden ibarettir,bilemedin 3-5 kere tekrar edip gelir geçer.Ama doğumgünü geçmez.O her yıl tam gününde ve saatinde sinsice bir köşede beklemektedir.Zamanı gelir ve kafanıza geçirir bi tane,bir yıl daha yaşlandığınızı hatırlatarak.Allah sağlıklı ömürler versin,kendine göre güzel bi yanı da vardır.En fazla yakınanlar,istemeyenler bile bir pastayla gelen sevdiklerini reddedemez;mutlu oluverir ışık hızıyla.Rahmetlik dedem bile,o ciddi ve vakur duruşuyla "hayır,istemez!o da neymiş gavur adeti!" diye kutlama tekliflerimizi reddetmesine rağmen,elimizde bir pastayla gelince gevrek gevrek güler,babaanneme;"Emine sofrayı hazırla,torunlarım benim doğum günümü kutlamaya gelmiş derdi :)Şimdi ise ben istemiyorum doğum günümü.Ne gerek var kardeşim?Hem ben yeniden doğdum ki,tam tarihini bilmemekle beraber :) Tekrarlıyorum,Allah cümlesine mutluluklar sağlıklı sıhhatli ömürler versin.Gerek yok doğum gününe filan.Hüzündür bende doğumgünü,en kralından eğlensek bile yastığa başımı koyduğumda gelen yıllar boyu aynı şey:"bir sene daha böylece gitti ömürden,güldük geçtik olana şükür olmayana eyvallah..."Durup dururken kim ısrarla hatırlatıyor abicim bana bunu ya?Ne gerenk var.Mutluluklar kadar mutsuzlukların da hatırlatıcısıdır doğumgünleri,bardağın her iki tarafını da görmeni sağlayandır.Dünyaya toz pembe bakabilmekse doğumgünü,en balçıklı yanını gösteren de odur.
İsteklerin körükleyicisidir.Durup dururken aklına bişiler getirir,istetir.Beraber kutlamak istediğin ve istemediğin insanları düşündürür,her zaman da istediklerin olmadan istemediklerinle kutlar gidersin ekseriyet.Bu istek karşıdakinin sana olan samimiyetini göstermez,sadece senin istediklerinin olup olmayışıdır,o kadar.Bu da,mutluluğu insanlara bağlamayı getirir beraberinde;belli insanlara...Dolayısıyla da gönül hep imkansızı ister,bu da böyle gider...Lafı uzatıp saçmalamayı abartmaya gerek yok,işkencedir lan bi yandan doğumgünleri.Tüm güzelliğinin altında bin sinsilik yatan bir dilber gibidir.Halbuki senin istediğin bir dilber değil,gönlünün ışığıdır,o kadar.Özetle;giden ömürden gider,geri kalan bir kuru tebessümdür...
Benim gibi adamı zorlamaya gerek yok illa doğumgünü kutla diye,zaten bazısı öyle doğumgünleri kutlar ki suyu çıkar.Biraz sonra aşağıda göreceğiniz gibi,"döşü kıllı bir partner arayan" halkımıza doğum günü kutlamak elbet benim gibilerden daha çok yakışır.Ha bizler dersen,dostlar hatırlarsa ne ala,ne mutlu bizlere...Yoksa zorunluluk halinde büyük pastalarla yardırılan bir güne hiç mi hiç hacet yoktur.Aslında onlar gibi olmalı be,mutluluğu belli şeylere bağlamayıp ottan boktan kendine şımartılıcak yer çıkarmalı,ha?Yok abisi,o bizim gibisine yakışmaz.Senior abi zaten kilo olarak da ağırdır,çekmez öle.Her doğumgünü,dombalak geçen gençliğin gitmekte olduğunun sinyalidir...
Herneyse :) Şaka şamata bir yana,tüm dostlarım; iyi ki varsınız.Bu günün de anlamı sizsiniz bana,çok sağ olun.Ailem,sevdiklerim...Olanınız,olmayanlarınız;hepiniz sağ var olun.Daim olun inşaAllah.Yüce rabbimin bana tekrar bahşettiği şu ömrün kalanında sizlerle mutlu ve sağlıklı olmak dileğiyle...Döşünde kıl aranmayan yıllara :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder